30 Haziran 2011 Perşembe

Amaçsız

Bir oyun varmış gecenin içinde birkaç kişiyle oynanabilen en az,en çoğu hiçbir zaman bilinemeyen.Kuralları her oyun gibi aslında 2 temel kelimeye bağlı olan ve bu 2 kelime arasındakilerin oyuncular tarafından doldurulduğu bir oyunmuş..Başla ve bitir arasında gidip gelen nefeslerden ibaretmiş bir oynayana göre ya da sadece vakit kaybıymış bir başkasının deyimiyle..
Çekip çıkanlar varmış oyundan daha az kişiyle oynadıklarını düşünürlermiş ve ondan sonra zar atan pek olmadığı için sıkıntıda olanlarmış.Ne yazık ki zarın hep onların elinde olduğunu fark edememişler.
Neden daha fazla nefes almaya çalışıyoruz ki pencerenin dibine kadar gelip ve neden hala dolduruyoruz oksijenle cigerlerimizi bir sonraki nefesin son nefesimiz olabilceği ihtimalini beynimize kazırken..
Kavgalarımız,sıkıntılarımız neden hala içimizde ve neden hala başroldeyiz oyunun içinde..Çıkıp bakabiliyormuyuz dışarı,pencerenin karanlık ya da aydınlık yüzünü.Çığlıklar atılsa dönüp bakabiliyormuyuz gözümüzün yetişemediği yerlere.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder