Akıl hane deki 2 akıllı
Kaybolmuş gece de kaybolmuş okul çocukları parlıyor ayın gölgesini göremediğimiz çirkin yüzünde..Bir kaç tını var kulaklarda ileri gitmeden sızlatan ruhlarımızı. Bir ileri bir geri..Sabah olmadan ayın yüzünde karanlıklar devam ediyor ruhlar aleminden gezegenimize..
Nereye bağlanacağını bilmeden rüzgardan süzülen çöp poşetleri var ortalıkta.Ayağımda bir tanesi ve çok da ses çıkarıyor.Pervasızca kurtulmak istiyor gölün diplerine doğru
Yanımdaki beyazlık sessizce izliyor olan bitenleri.Resmi pek iyi olmasa da çizme peşinde içindeki yaratıkların dışavurumlarını.Bir kalem ardından bir kalem daha onlarca kağıt , boşa giden..Tahmini 2 saat geçiyor karanlığın içinden ve geçiş ücreti olarak binlerce beyin hücresini de alıyor bedenimizden..Damarlarımdaki tecavüzlerin bitmesiyle sakinleşen ruhum içilen sıcak bir çaydan sonra eriyen bir şeker gibi tortu bırakıyor bardakta..
Vücutta ki zehir kandan artık toprağa karışıyor hayasızca ve daha sonra yerin bin kat altına belki çıkıp tekrardan girmek için binlerce kez kanıma..
Saçmalıkların getirdiği bir sırada beklerken kırılan ayna sesleri yükseliyor altımdaki mazgallarda.Yerden çıkmaya çalışan beyazlık kalemlerini düşürmüşe benziyor lağıma..Tuvalinin üstü hala boş beyazlığın. Kim çizmek tamamlamak ister ki onu bu saatte ,bu karanlıkta, dumandan kör olmuş bu salonun kirli koltuklarında…Çok saçma oldu gibi aslında ya da sana öyle gelebilir.Üflenen neyin çığlıkları altında yazılan ,verilen ,kanla kundaklanan her söz gibi tecavüze uğruyor bedenim ay ışığın altında..Belki hala saçma gelebilir sana sen giderken yeni bir kalem almaya..Beyazlık ölüyor gecem de ve yeni bir beyazlık için kararıyor tekrardan.Ayın pis yüzü vuruyor camdan içeri ve toprakta çıkıyor zehir tekrardan ayaklarımızı gıdıklamak için.Sen uyuyor musun yoksa yine bir sonra ki resmin için tuvalinin fon rengini mi seçmeye çalışıyorsun?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder